11 Şubat 2026
  • İzmir11°C
  • İstanbul12°C
  • Antalya8°C
  • Ankara7°C

EMITT İLE İLGİLİ HÜSEYİN KURT’TAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA

Emitt için yeni bir sayfa mı, yoksa kitabı kapatma zamanı mı?

EMITT ile ilgili Hüseyin Kurt’tan önemli açıklama

10 Şubat 2026 Salı 20:21

TURİZMİN SESİ


5–7 Şubat tarihleri arasında gerçekleşen Emitt Turizm Fuarı’nın ardından bu satırları kaleme almak istedim. Bu yazı yalnızca bir fuar değerlendirmesi değil; benim için aynı zamanda kişisel bir hafıza ve tarihe düşülmüş bir nottur.24 yıl önce bu sektörde attığım ilk adımdan, 24 yıl sonra aynı fuarın ardından bu satırları yazıyor olmak; ister istemez daha sorumlu, daha net ve daha açık konuşmayı gerektiriyor.

Fuarlar yalnızca standların kurulduğu, broşürlerin dağıtıldığı, kartvizitlerin el değiştirdiği organizasyonlar değildir.
Fuarlar; turizm diplomasisinin yapıldığı, kültürlerin temas ettiği, sektörün gelecek projeksiyonlarının masaya yatırıldığı, dünyanın dört bir yanından paydaşların birbirine “buradayım, ayaktayım, oyunun içindeyim” mesajı verdiği çok katmanlı buluşma alanlarıdır.

Bu yönüyle bakıldığında Emitt, yalnızca bir fuar değil; Türkiye’nin turizm alanındaki en köklü ve en güçlü marka hafızalarından biridir.

Aynı zamanda fuarlar, şehir ekonomilerini doğrudan besleyen büyük organizasyonlardır.Otellerden restoranlara, taksiden havayoluna; catering firmalarından stand üreticilerine, müzik organizasyonlarından hostes ve simultane tercüme firmalarına kadar çok geniş bir ekonomik zincir bu organizasyonlarla hareketlenir. Fuarlar yalnızca vitrin değildir; ciddi gelir üretir, istihdam yaratır ve şehir ekonomisinin tamamına yayılan güçlü bir dinamizm sağlar.

Bunun en güncel örneklerinden biri, kısa süre önce gerçekleşen Fitur Madrid Fuarı’dır. Madrid’e 500 milyon Euro’nun üzerinde ekonomik katkı sağladığı ifade edilen bu organizasyon, turizm fuarlarının bir “maliyet” değil; doğru kurgulandığında şehir ve ülke ekonomileri için ne denli güçlü bir kaldıraç olduğunu açıkça göstermektedir.

Ancak dürüst olmak gerekir.

Emitt Fuarı son yıllarda ciddi bir kan kaybı yaşamaktadır.Bir dönem dünyanın en büyük beş turizm fuarından biri olarak anılan, uluslararası arenada gururla taşıdığımız bu marka; bugün iki salona sıkışmış, küresel cazibesi zayıflamış bir görüntü vermektedir.

Bu tablo tesadüf değildir.

Emitt kan kaybetmiştir;
çünkü uzun yıllar boyunca sektörle yeterince konuşmamış,ortak aklı karar mekanizmalarına dahil edememiş, uluslararası rekabeti doğru okuyamamış ve vizyonunu dar bir çerçevede tutmuştur.

Bu noktada artık açık konuşmak gerekir.Emitt gibi bir organizasyon, tek bir organizatörün ya da dar bir yapının inisiyatifine bırakılabilecek bir fuar değildir. Bu ölçekte, bu geçmişe ve bu iddiaya sahip bir organizasyon; ancak sektörün tamamını içine alan bir anlayışla ayakta kalabilir.Emitt’in kan kaybetmesinin temel nedeni; sektör paydaşlarının, STK’ların ve sahadaki gerçek aktörlerin karar süreçlerinden sistematik biçimde uzak tutulmuş olmasıdır.

Peki ne yapılmalı?

Emitt için artık net bir yön değişikliğine ihtiyaç vardır.Bunun yolu da güçlü bir üst istişare ve yönlendirme mekanizması oluşturmaktan geçmektedir.İster danışma kurulu, ister istişare kurulu, ister sektör yönlendirme kurulu adı altında olsun; bu yapının masasında mutlaka turizm STK’ları, seyahat acentaları, havayolları, destinasyon temsilcileri,
büyük alıcılar ve uluslararası fuar deneyimine sahip isimler yer almalıdır.

Bu kurul; Emitt’in orta ve uzun vadeli vizyonunu, hangi pazarlara nasıl açılacağını, hangi segmentlerde derinleşeceğini ve fuarın nasıl yeniden uluslararası rekabete sokulacağını belirlemelidir.

Emitt yönetimi ise bu vizyon doğrultusunda çalışan; icracı, profesyonel ve şeffaf bir yapı olarak konumlanmalıdır.
Yani Emitt; sektörün davet edildiği değil, sektörün yön verdiği, ortak akılla büyüyen bir platform hâline gelmelidir.

Bir diğer kritik mesele ise fuarın adı ve küresel konumlandırmasıdır.
Bugün “Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı” tanımı, ne fuarın ölçeğini ne de iddia etmesi gereken vizyonu doğru yansıtmaktadır. İstanbul; Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya ve Afrika’yı birbirine bağlayan küresel bir turizm ve ticaret merkezidir. Böylesi bir şehirde düzenlenen bir fuarı coğrafi olarak daraltan bir isimle tanımlamak, fuarın potansiyelini daha en baştan sınırlamak anlamına gelir.

Bu nedenle Emitt’in yalnızca organizasyonel yapısıyla değil, adı ve marka kimliğiyle de yeniden konumlandırılması gerekmektedir.“Emitt Global” gibi küresel vizyonu doğrudan yansıtan bir marka yaklaşımı; fuarın uluslararası algısını güçlendirecek, yeni pazarlara açılmasını kolaylaştıracak ve küresel ölçekte alıcılar, satıcılar ve karar vericiler için çok daha net bir davet dili oluşturacaktır.

Bugün dünyadaki büyük turizm fuarları, coğrafi daraltmalarla değil; küresel iddia, güçlü marka ve uluslararası network üzerinden konumlanmaktadır. Emitt de artık Doğu Akdeniz’e sıkışan bir fuar değil, küresel turizm ekosistemine seslenen bir platform olmalıdır.

Aksi hâlde her yıl aynı tartışmaları yapar, her yıl biraz daha küçülen bir fotoğrafı konuşuruz.Oysa ihtiyaç duyduğumuz şey; geçmişiyle övünen değil, geleceğini planlayan bir Emitt’tir. İstanbul’u ve Türkiye’yi yeniden bölgesel değil, küresel bir turizm buluşma noktası olarak konumlandıran bir Emitt’tir.

Elbette eleştirinin adil olması gerekir.
    29.    yılında Emitt; mekân değişikliği, yeni bir yönetim anlayışı ve yeni bir fuar direktörü ile yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Bu yılki organizasyon, geçmişten devralınan algı sorunları ve kaybedilmiş güvenle yola çıkmıştır. Bu şartlar altında tek bir yılda büyük bir sıçrama beklemek gerçekçi değildir.

Bu yıl doğru okunursa, Emitt için bir toparlanma ve yeniden konumlanma yılı olarak değerlendirilebilir.

Bugün Türkiye’de çok sayıda turizm etkinliği, fuar, workshop ve organizasyon yapılmaktadır. Hepsi kıymetlidir.
Ancak açık konuşmak gerekir: Bu yapıların hiçbiri, Emitt’in sahip olduğu bilinirlik, marka hafızası ve uluslararası karşılık kapasitesine henüz sahip değildir.

Bu nedenle başta Kültür ve Turizm Bakanlığımız ve Turizm Geliştirme Ajansı olmak üzere; sektör birliklerinin ve turizm STK’larının Emitt’e daha güçlü şekilde sahip çıkması elzemdir.

Emitt’e sahip çıkmak;
sektöre, şehre, ekonomiye
ve Türkiye’nin turizm diplomasisine sahip çıkmaktır.

Fuarı ayrıştırmak, sektörü ayrıştırmaktır.
Fuara sırtını dönmek; şehrin ekonomisine, turizm diplomasisine ve kültürel etkileşime sırt çevirmektir.

Bugün önümüzde net bir soru var:
Emitt için yeni bir sayfa açacak mıyız, yoksa bu hikâyeyi yavaş yavaş kapatmayı mı tercih edeceğiz?

Benim cevabım; 

Gel yıkalım şu Süleymaniye’yi desen iki kazma iki kürek iki de ırgat gerek. Hadi gel geri yapalım şunu desen bir Sinan bir de Süleyman gerek.

Doğru vizyon, ortak akıl ve güçlü sahiplenmeyle Emitt için yeni bir sayfa mümkündür.

Bu yüzden mesele, bir fuarı kurtarmak değil; bir iddiayı, bir hafızayı ve bir geleceği korumaktır.

Etiketler:
Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.