27 Şubat 2026
  • İzmir13°C
  • İstanbul12°C
  • Antalya16°C
  • Ankara4°C

DATÇA’DA GÖKLERDEN GELEN SÜRPRİZ: FESTİVAL VE YAĞMURUN VALSİ

GÜLÇİN POLAT

24 Şubat 2026 Salı 22:52

Datça’nın adı anıldığında, insanın yüzünü okşayan o sersemletici ama asla terletmeyen rüzgar hemen zihinde belirir. Ne var ki bu yıl, festival takvimi doğanın kendi ajandasıyla çakıştı. Edebiyatın, sanatın ve yerel lezzetlerin buluştuğu Datça Festivali, sahneye yalnızca sanatseverleri değil; bereketiyle gelen davetsiz misafirini, sağanak yağmuru da davet etti.

Sahneden Sığınaklara

Gökyüzünün griye dönmesi, ilk anda şaşkınlık yarattı. Ancak Datça’nın o kendine has dinginliği bozulmadı. Konser alanlarından taş sokaklardaki sergilere kadar her noktada bir “kaçış” değil, kolektif bir yardımlaşma vardı.

• Ertelenen Notalar: Açık hava sahneleri sessizliğe bürünürken melodiler, kapalı mekanların samimiyetine taşındı.
• Islak Sergiler: Sanat eserleri brandaların altına çekilirken, ziyaretçiler saçlarından damlayan sularla eserleri incelemeye devam etti.
• Esnafın Kucağı: Yağmur, festival kalabalığını dar sokaklardaki kafelere ve dükkanlara yönlendirdi; ruh bir anda daha kuytu, daha derin sohbetlere evrildi.

“Yağmura Rağmen” Değil, “Yağmurla Birlikte”

Bir festivalin yağmura yakalanması genellikle olumsuz bir tablo gibi çizilir. Oysa Datça’da bu durum, doğayla inatlaşmak yerine ona uyum sağlamanın bir provasına dönüştü. Toprak kokusunun badem çiçeklerinin hayaliyle birleştiği o anlarda, festivalin yalnızca eğlenceden ibaret olmadığını; bir dayanışma ve anı biriktirme meselesi olduğunu bir kez daha anladık.

Yağmurun ritmiyle notaların, damlaların parlaklığıyla sanat eserlerinin, sokakların ıslak taşlarıyla sohbetlerin birleştiği bu festival; Datça’nın doğayla uyumlu ruhunu bir kez daha kanıtladı.

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.