27 Mayıs 2022
  • İzmir21°C
  • İstanbul19°C
  • Antalya27°C
  • Ankara14°C

TUREB YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINA ADAYIM

HAKAN EĞİNLİOĞLU

18 Mart 2022 Cuma 15:13

TUREB Delegeleri, değerli meslektaşlarım, Aşağıda fikirleriyle, sahadaki deneyimleri, bilgi ve birikimleriyle, hayalleri ve beklentileri ile geniş bir tabanın içeriğine ve yazımına katkı sunduğu gerekçeli kararım ve hedeflerimizle önümüzdeki TUREB Genel Kurulunda yönetim kurulu başkanlığına adaylığımı açıklıyorum.

Nasıl Bir TUREB Hedefliyoruz?

Son yıllarda turizm sektörü ve özellikle turist rehberliği mesleği çok zor bir sürecin içine girmiştir. Karşı karşıya kaldığımız sorunları çözmek için güçlü örgütlenme ve doğru temsilin önemi daha da büyümüştür. Bu bağlamda Türkiye rehber odalarının üst birliği olan TUREB’in işlevi büyük önem kazanmaktadır. Artan sorunlar karşısında ortaya çıkan olumlu bir gelişme ise, turist rehberlerinin artık, demokratik süreçler sonucu ortaya çıkan ilke ve programlar etrafında örgütlenmeye çaba göstermesidir. Biz bütün TUREB delegelerini aşağıdaki ilkeler doğrultusunda davranmaya ve karar almaya davet ediyoruz.

1. KATILIM

TUREB tüm örgütlerimizin gücünü üyelerden aldığını ve bu gücü harekete geçirerek ancak mesleki kazanım elde edileceğini bilmelidir. Bu doğrultuda, bütün üyeleri ile dayanışma içinde bulunmalı, özellikle üye sayısı ve olanakları sınırlı odaların çalışmalarında onlara yardımcı olmalıdır. TUREB kendisini oluşturan 13 oda ile şeffaf ve demokratik bir iletişim ortamı yaratmalıdır. Tabandan bağımsız çalışma yapılmaması alışkanlık haline getirilmelidir. 
TUREB’in varlık nedeninin, üyesi olan odalar olduğu unutulmamalıdır. 

2. DAYANIŞMA

TUREB, üyesi olan rehber odalarının sorunlarını çözmesi için Temsilciler Kurulu nezdinde düzenli toplantılar yapmalıdır. Pandemi, uluslararası kriz vb. durumlar karşısında oldukça kırılgan durumdaki meslektaşlarımızın mağdur olmamaları, meslektaşlar ile maddi ve manevi dayanışma ortamının sağlanabilmesi için alınacak olan tedbirler (dayanışma sandığı, psikolojik destek vb.) için ilkelerin ve yöntemlerin belirlenmesi, odalar arasında iş birliği ve koordinasyon ortamının sağlanması ve ihtiyaç halinde devlet desteğinin edinilmesi TUREB’in en öncelikli icraatlarından biri olmalıdır.

3. KURUMLAR İLE İLİŞKİLER VE DOĞRU TEMSİL

TUREB, turizm sektörünün bileşenleri ve devlet kurumları ile olan ilişkisinde, üyelerine karşı tam şeffaflık ilkesi doğrultusunda davranmalı ve karar ve tutumlarında, onların onay ve desteğini almadan ortaya çıkmamalıdır. TUREB temel görevinin 6326 sayılı yasa ile turist rehberlerine verilen hakları savunmak olduğunu unutmamalıdır. Yasadışı ve sahte rehberlik faaliyetlerinin engellenmesi, rehber haklarının korunması, meslek yasasının kurumlar tarafından istisnasız uygulanması ve rehberlerin faaliyet alanlarının uygun şekilde genişletilebilmesi için kurumlar ile iletişim ortamının genişletilmesi gerekmektedir. Bu temsilin, turist rehberliği mesleğinin onuruna yaraşır ve rehberlerin turizmin çalışanı değil paydaşı oldukları gerçeğine uygun bir şekilde gerçekleşmesi gerekmektedir. Resmî kurumlarla ve turizmin diğer paydaşlarını temsil eden kuruluşlarla kurulan ilişkiler, dikey ve hiyerarşik değil, yatay ve demokratik bir şekilde, demokrasinin temel ilkelerine uygun bir şekilde gerçekleştirilmeli. Hiçbir kurum ve kuruluşun TUREB ve dolayısı ile turist rehberlerinin amiri olmadığı hatırlanmalıdır.

Doğal ve kültürel mirasın hiçe sayılarak tehdit edildiği, turizmin geleceğinin tehlikeye düştüğü durumlar gibi, turist rehberlerinin bizzat özne olarak söz hakkına sahip olduğu hususlarda TUREB’in içine düştüğü edilgen ve içe kapanık duruşunun değiştirilmesi elzemdir. TUREB, sektörün bir paydaşı ve doğal ve kültürel mirasın kanun ile tanımlanmış koruyucuları olan turist rehberlerinin sesini resmî kurumlara ve kamuoyuna duyurmalıdır.

4. ŞEFFAFLIK

Yaşadığımız deneyimler TUREB yönetiminde şeffaflık konusunun ne kadar önemli olduğunu ve meslektaşlarımızın bu konuya ne kadar önem verdiğini göstermiştir. Yeni TUREB yönetimi bütçe ve faaliyet raporlarını üç aylık periyotlar halinde düzenli olarak açıklamalı, bütçe dengesine özen gösterilmeli, keyfi ve savurgan harcamalara kesinlikle son verilmelidir. Turist rehberliğini ilgilendiren konularla ilgili yapılan çalışmalar ve kurumlar ve diğer paydaşlarla yapılan görüşmeler her aşamasında şeffaf bir şekilde meslek camiası ile paylaşılmalı, bu çalışma ve görüşmelerde TUREB’in oluşturan tüm odaların adil bir şekilde temsil ve katılımı sağlanmalıdır. Rehber camiasının bu konular bilgi edinme ve görüş bildirme hakları dedikoduların ve manipülatörlerin insafına bırakılmamalıdır.

5. GENÇ VE YENİ REHBERLERİN İSTİSMARI

Yeni ve genç rehberler çalışma hayatına büyük bir borç yüküyle atılmaktadırlar. TUREB gezileri kendi kendini besleyen bir seçim makinasına dönüşmüş durumdadır. Genç ve yeni rehberler “oy deposu” olarak görülmekte ve mesleğe yeni adım atan meslektaşlarımız maddi ve manevi baskı altına alınmaktadırlar. Parasal olarak ezilmenin yanı sıra, yeni rehberlerin büyük çoğunluğu kötü muamele görmekten şikayetçidir. TUREB gezilerinin yapılışında izlenen yöntem ve tutum, meslektaşlarımızın önemli bir bölümü tarafından kabul edilemez bulunmaktadır.

Genç ve yeni rehberlere karşı takınılan tutum ve rehber kamuoyunun vicdanını rahatsız eden TUREB gezileri mutlaka şeffaf, denetlenebilir ve öznel yargılardan uzak, akademik çevrelerle iş birliği yaparak, bilimsel kriterlere uygun yöntemlerle organize edilmelidir.

Rehber adaylarını iş, kariyer, gelecek vurgusu veyahut çeşitli tehditler ile istismar eden her türlü kişi, organizasyon ve oluşum ile aktif mücadele edilmelidir. Genç meslektaşlara ve meslektaş adaylarına kanun ve yönetmeliklerin çizdiği çerçevede bu konularda destek verilmelidir.

6. KAMUOYU YARATMA

Mesleğimizin önemini anlatma, tanıtma ve sorunlarımızın çözümünde ilgili tüm meslek kuruluşları, üniversiteler ve STK'lar ile dayanışma içinde olunmalı, medya ve sosyal medya ile iyi bir iletişim kurulmalıdır. Mesleğimizin saygınlığının kendi kabuğu içine çekilmiş bir meslek kuruluşu olmaktan değil, tarihi, kültürel yapıların ve doğanın ranta peşkeş çekilmesi, tahribine karşı sesimizi yükseltmek ve bir rehber duruşu sergilemekten geçtiği unutulmamalıdır. Değişen dünya koşullarında ve toplumsal ilişkiler bağlamında turizm sektöründe de gittikçe etkisi görülen teknolojik gelişmelere açık olmalı ve uyum gösterilmelidir. Hayal ve beklentilerimizi gerçekleştirmede, emeğe dayalı güçlü bir meslek birliğinin oluşmasında tüm delege arkadaşlarımın katkı ve desteğini diliyor, saygılarımı sunuyorum.

A. Hakan Eğinlioğlu
İRO delegesi

Yorumlar
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.